1. Giriş: Borçlanma ve Altın Borcunun Fıkhi Çerçevesi
1.1. İslam Hukukunda Finansal Akidlerin Teşriî Amacı ve Riba Yasağının Mutlakiyeti
İslam Fıkhı’nda mali muamelelerin temel amacı, toplumsal adaleti ve dayanışmayı sağlamaktır. Borçlanma (deyn) ve ödünç verme (karz) işlemleri, bu amaç doğrultusunda, özellikle de karşılıksız ödünç verme (karz-ı hasen) ilkesine dayanır. Bu ilke, ekonomik sistemde karşılıksız yardımlaşmayı teşvik eder ve servet sahiplerinin başkalarının emekleri üzerinden sabit bir kazanç sağlama amacını güden sömürü aracı olan faizi (riba) engeller.1
Riba yasağı, Kur’an-ı Kerim’in açık hükümleriyle (Bakara Suresi 2/275) kesinlikle haram kılınmıştır. Faiz yiyenler, şeytanın çarparak sersemlettiği kimse gibi kalkarlar; zira onlar, alım satımın da faiz gibi olduğunu iddia etmişlerdir, hâlbuki Allah alım satımı helal, faizi ise haram kılmıştır.2 Riba yasağı, sermayenin herhangi bir üretimde bulunmadan para kazanmasını engellemeyi hedefler.1 Bu mutlak yasak sebebiyle, faizi yalnızca mürekkep faiz (ribâü’l-mudâaf) veya tefecilik ile sınırlandıran modernist yaklaşımlar 3, klasik fıkıh cumhuru tarafından genel Riba yasağı esas alınarak ihtiyatla değerlendirilir.
1.2. Karz-ı Hasen (Tüketim Ödüncü) Kavramının Tanımı ve Önemi
Altın borcu, fıkhen karz akdi kapsamında incelenir. Karz-ı Hasen, ödünç alınan mislî malın veya paranın kullanılıp tüketilmesini ve ileride, fazlalık olmaksızın, misliyle geri ödenmesini içeren bir akittir.4 Bu akdin temel özelliği, ödünç verenin kâr elde etme amacı taşımamasıdır. Borç ilişkisi üzerinden sağlanan her türlü şartlı menfaat, Sedd-i Zerâi (kötülüğe giden yolları tıkama) prensibi gereğince Riba kapsamına girer. Örneğin, borç karşılığında düşük fiyattan mal satma şartı veya borç verene özel bir hizmet sunma şartı getirilmesi, akdi haram kılabilir.
Altın, tarihsel olarak İslam ekonomisinin temel para birimi (Thaman) kabul edildiğinden, altın borcu, karz, riba ve sarf akitlerinin en sıkı kurallarını bir araya getiren özel bir fıkhi ağırlığa sahiptir. Bu kapsamda, altın borcu sorgusunun cevabı, borç akdinin kendisinde değil, bu akde eklenen şartlarda ve geri ödeme yöntemlerinde gizlidir. Karz-ı Hasen prensiplerine uyulduğu sürece altın borcu almak aslen caizdir.5
2. Altının Fıkıhtaki Konumu ve Karz Akdiyle İlişkisi: Mislî Mal Analizi
2.1. Fıkhi Mallar Sınıflandırması: Mislî ve Kıyemî Ayrımı
İslam hukukunda mallar, borçlanma akitleri açısından iki ana sınıfa ayrılır: Mislî (misli bulunan) ve Kıyemî (kıymetleri esas alınan) mallar.
- Mislî Mallar (Fungibles): Piyasada birimleri birbirine denk kabul edilen, ölçülebilen, tartılabilen veya sayı ile satılabilen, tüketime uygun mallardır (para, buğday, altın).6 Karz akdi yalnızca bu mallarda geçerlidir ve iade, malın aynısı değil, tam olarak misliyle (benzeriyle) yapılır.
- Kıyemî Mallar (Non-Fungibles): Birimleri birbirine tam olarak denk sayılmayan, nadir veya ayırt edici özelliklere sahip mallardır (belirli bir elbise, sanat eseri).6 Bu mallarda ise âriyet (kullanma ödüncü) akdi yapılır ve malın aynısının iade edilmesi gerekir. Eğer mal kullanımdan dolayı helak olmuşsa, kıymeti ödenir.6
2.2. Altının Mislî Mal Olarak Kabul Edilmesi ve Borçlanmaya Uygunluğu
Fıkıh âlimlerinin çoğunluğuna göre altın, eski çağlardan beri para birimi olma özelliği nedeniyle mutlak mislî mal kategorisindedir.5 Dolayısıyla, altının karz (borç) olarak verilmesi caizdir. Ancak, ödünç verme şekli altının niteliğine bağlıdır: Cumhuriyet altını gibi tane ile alınıp satılanlar sayı ile; 22 ayar bilezik gibi tartı ile alınıp satılanlar ise tartı ile borç verilmelidir.5
Bu mislî statünün en önemli sonucu, iade zorunluluğudur. Borç alınan altının iadesi, “ne eksik ne fazla, alınan tam olarak misli” ile yapılmalıdır.5 Bu, iade edilecek altının ayarı, ağırlığı ve sayısı bakımından borç alınan ile mutlak denkliğini zorunlu kılar. Bu durum, altın borcunun yasallığını sağlayan temel kaidedir. Altının mislî mal olması, karz akdinin uygulanabilirliğini sağlarken, aynı zamanda iade şartının mutlak eşitlikte tutulmasını gerektirir, aksi takdirde faiz riski ortaya çıkar.
2.3. Örfün Rolü ve Karz Akdinin Tespiti
Sosyal hayat içindeki bazı muamelelerin fıkhi niteliği, yerel örf (adet) ile belirlenebilir. Örneğin, düğünlerde verilen hediyelerin hibe (bağış) mı yoksa karz (borç) mı olduğu, yöresel adetlere göre değişir. Anadolu’nun bazı bölgelerinde veya bazı köylerde, bu tür hediyeler karz olarak kabul edilir ve hatta hediye edenlerin ve edilenlerin bir katip tarafından yazdırıldığı görülür. Eğer örf bu muameleyi borç sayıyorsa, daha sonra düğün yapan kişiye benzer değerde bir şeyin iade edilmesi beklenir.6
3. Riba Yasağının Altın Borcuna Uygulanması: Haramlık Kriteri
Altın borcunun haram hale gelmesinin ana kaynağı, borç ilişkisinin bir menfaat elde etme aracına dönüştürülmesidir. Bu menfaat, ya miktarda fazlalık (Riba-i Fadl) ya da vadeden kaynaklanan bir menfaat (Riba-i Nesîe) şeklinde ortaya çıkar.
3.1. Riba-i Fadl (Fazlalık Faizi) ve Altın Borcu
Riba-i Fadl, aynı cinste ve ribevî (faiz cereyan eden) malların (altın, gümüş, para, gıda maddeleri) değişiminde miktarca fazlalık bulunmasıdır. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hadisi uyarınca, altın altın ile satılırken “misli misline ve peşin olarak” değişim yapılmalıdır.8
Altın borcunda bu kuralın uygulanması katıdır: Alınan 10 gram altına karşılık, vade sonunda 10 gramdan daha fazla (örneğin 10.1 gram) altın talep edilmesi veya borç alınan ayar ve ağırlığa denk olmayan, kıymeti daha fazla olan farklı bir altın türünün istenmesi, doğrudan Riba-i Fadl yasağını ihlal eder ve akdi haram kılar.7 Altın borç ilişkisindeki gizli tehlike, eğer borç, ayarı farklı altınlarla iade edilirse, gramaj farkından dolayı bir mübadele fazlalığı oluşması riskidir ki, bu da Riba’ya yol açabilir veya yeni bir Sarf akdi (değişim) gerektirebilir.
3.2. Riba-i Nesîe (Vade Faizi) ve Sarf Kuralları İhlali
Riba-i Nesîe, aynı cins veya farklı cins ribevî malların değişiminde bedellerden birinin tesliminin akit meclisinden sonraya bırakılması (vadelendirilmesi) ile oluşur.8 Altın borcunda, iade altın cinsinden olacaksa, vade konulması Hanefi mezhebinde akdi ifsad etmese de, alacaklının talep hakkını ertelemez.6
Ancak, borçludan, borcu ödemenin yanı sıra, borcun karşılığında para, mal veya herhangi bir ek menfaat sağlaması şart koşulursa, bu şartlı menfaat, ister vadeye bağlı olsun ister olmasın, Riba olarak kabul edilir ve haramdır.4 Karz akdi, menfaat karşılığında ödünç vermeyi kesinlikle yasaklar. Ayrıca, borcun teminatı olarak alınan altın için saklama ücreti talep etmek, eğer bu ücret fiili masrafları aşarsa, faize dönüşür.9 İslam hukuku, bu tür durumları engelleyerek faize giden yolları (Sedd-i Zerâi) kapatmayı hedefler.
4. Borcun İade Şekilleri ve Fıkhi Görüşler (Mezhep Analizi)
4.1. Altının Misliyle İadesi: Fıkıh Mezheplerinde Temel Kural
Altın borcunun ödenmesindeki temel kural, Din İşleri Yüksek Kurulu ve klasik fıkıh kaynakları (Serahsî, İbn Kudâme, İbn Rüşd) tarafından da teyit edildiği üzere, alınan altının tam misliyle (aynı gramaj, ayar ve sayı denkliği) iadesidir.5
Vade meselesine gelince, borç senedine bir ödeme tarihi (vade) konulması Hanefi mezhebinde akdi ifsad etmez; ancak Maliki mezhebinde meşru bir uygulamadır.6 Vadenin kendisi tek başına faiz sebebi değildir; faiz, vadenin Riba getiren bir menfaat şartıyla birleştirilmesiyle ortaya çıkar.
4.2. Altın Borcunun Farklı Bir Cinsle (Fiat Para/TL) Ödenmesi: Sarf Akdi
Günümüzde altın borçlarının büyük çoğunluğu, fiziki altın yerine tedavüldeki ulusal para birimi (Türk Lirası) ile ödenmektedir. Fıkhen bu mümkündür, ancak özel bir işlem statüsüne tabidir. Tarafların karşılıklı kabul etmesi hâlinde, alınan altın borcu, para olarak da ödenebilir.5
Bu ödeme şekli, hukuken bir borç tasfiyesi değil, borcun ödeme anındaki para kuru üzerinden altının parayla satılması/bozulması (Sarf akdi) işlemine dönüşür.10 Sarf akdi, para ve altın mübadelesini düzenlediği için çok katı kurallara tabidir ve bu kurallara uyulmadığı takdirde Riba-i Nesîe riski doğar.
Sarf Akdinin Zorunlu Şartları şunlardır:
- Karşılıklı Rıza: Borçlunun TL ödeme teklifi ve alacaklının bunu kabulü şarttır.5
- Peşinlik (Kabz): Sarf muamelesinin en kritik şartı, her iki bedelin de (altın karşılığı olan TL) taraflarca akit meclisinden ayrılmadan önce peşin olarak kabzedilmiş olmasıdır.8 Zimmet borcunun zimmet borcu karşılığında satılarak faize düşülmemesi için peşinlik mutlak zorunluluktur. Eğer para transferi (TL ödemesi) vadeli bırakılırsa, bu Riba-i Nesîe’ye yol açarak haram olur.8
- Değer Belirleme: Ödeme anında geçerli olan kur esas alınır. Alacaklı, bu Sarf işleminde kendi altınının fiyatını belirleme hakkına sahiptir. Alacaklı olan kişi, olası hilelerin önüne geçmek amacıyla cari kur üzerinden anlaşmaya teşvik edilse de, o günün kur fiyatından daha düşük veya daha fazla bir miktar üzerinden altını satabilir.10
Altın borcunun para ile ödenmesi, Karz akdini Sarf akdine dönüştürdüğü için, borcun tasfiyesinde Türk Lirası miktarının anında ve peşin olarak teslim edilmesi zorunludur.
| Fıkhi Kural | Uygulamadaki Karşılığı ve Önemi | Yasal Dayanağı |
| Tarafların Kabulü (Rıza) | Borcun TL ile yapılacağı hususunda karşılıklı rıza şarttır. | Borcun tasfiyesi, Karz’dan Sarf’a dönüşür. |
| Peşinlik (Kabz) | Para transferi, akit meclisinde tamamen teslim edilmelidir. | Riba-i Nesîe (Vade Faizi) yasağını engeller. |
| Kur Belirlemesi | Takasın yapıldığı anki cari kur esastır. | Sarf işlemi sırasında pazarlık (altını satma) serbestisi mevcuttur. |
5. Çağdaş Ekonomik Sorunlar: Enflasyon ve Borcun Değer Kaybı
5.1. Enflasyon Karşısında Karz-ı Hasen’in Zorlukları
Modern ekonomilerde fiat para birimlerinin enflasyon nedeniyle hızla değer kaybetmesi, karz-ı hasen uygulamasını zorlaştıran temel bir ekonomik engeldir. Ödünç verenler, alacağın zamanında geri dönmemesinden ve verdikleri paranın zaman içinde değer kaybına uğramasından endişe ederler.4
Bu bağlamda, fıkhi standart para birimi tarihsel olarak altın olduğundan, kâğıt paranın kıymetinin altına endeksli kabul edilmesi esastır. Dolayısıyla, kâğıt paranın altına göre kıymeti düştüğünde, alacaklının altın kıymeti istemesi caiz görülmüştür.3 Altın borcu, modern fiat paranın istikrarsızlığı karşısında alacaklının sermayesini (altın değerini) korumasını sağlayan bir yöntem olarak işlev görür.
5.2. Fıkıhta Para Borçlarında Değer Kaybının Tazmini Tartışması
Borçlanma, kişinin zimmetini meşgul eden bir yükümlülüktür. Altın borcunun para ile ödenmesi, alacaklının altın değerini koruması amacını taşır.
Fıkıh tarihinde, paranın değer kaybı konusunda önemli bir tartışma mevcuttur. İmam Ebu Yusuf’a göre, altın ve gümüş para dışındaki paraların değer kaybettiği (enflasyonun olduğu) durumlarda, paranın basımı sırasında endekslendiği altın, gümüş veya eşya fiyatlarına göre bir değer farkı oluşursa, bu farkın tazmini Riba değil, paranın değer kaybının tazmini (tazmin) sayılır.11 Bu görüş, borcun değerinin korunmasının, Riba yasağının asıl hedefi olan haksız kazancın aksine, adaleti sağlama amacı taşıdığını gösterir.
Bu fıkhi dayanağa dayanarak, günümüzde Türk Lirası ile borçlanmalarda, özellikle temerrüde uğrayan alacaklara, ülkenin enflasyon oranlarına (TÜİK enflasyon farkı) göre endeksleme yapılması uygun görülmüştür.11 Altın borcunun TL ile ödenmesi sırasında zorunlu hale gelen Sarf akdi, dolaylı olarak alacaklının enflasyonun yol açtığı değer kaybını tazmin etmesine olanak tanır.
5.3. Altın Borcunda Faiz ve Değer Tazmini Ayrımı
Fıkıh kaideleri, haksız kazanç olan Riba ile enflasyonun telafisi olan değer tazmini arasında net bir ayrım yapar. Altın borcunda, borçludan talep edilen her türlü fazlalığın amacı analiz edilmelidir.
| Uygulama | Amaç | Fıkhi Hüküm | Temel Dayanak/Gerekçe |
| Altın Miktarında Fazlalık Şartı | Kâr Elde Etme | Haram (Riba-i Fadl) | Karz akdinde şartlı fazlalık haramdır. |
| Borcun Güncel Kurdan TL ile Peşin Ödenmesi | Altın Değerini Koruma | Caiz (Sarf Kurallarına Uygunsa) | Fiat paranın altına endeksli değerinin korunması. |
| Vade Koymak | Ödeme Süresi Tanıma | Hanefide caiz değilse de akdi ifsad etmez / Malikide meşru | Vade, tek başına menfaat sağlamadığı sürece idari bir düzenlemedir. |
| Değer Kaybı Tazminatı (Endeksleme) | Enflasyonu Telafi Etme | Bazı Fıkıhçılara Göre Caiz | İmam Ebu Yusuf’un, paranın değer kaybının tazmini görüşü. |
6. Altın Borcunda Risk Yönetimi ve Koruyucu Tedbirler
İslami hukuk, bir yandan Riba yasağını uygularken, diğer yandan borç verenlerin finansal risklerini azaltacak meşru idari tedbirleri de teşvik eder. Bu, Karz-ı Hasen uygulamasının sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlar.
6.1. Hakların Korunması: Yazılı Sözleşme ve Kefalet
İslam fıkhı, borçlanma muamelesi olan karz akdinde, ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları önlemek ve hakları korumak amacıyla yazılı sözleşme yapılmasını (Karz-ı Hasen senedi) ve borcun tespit edilmesini Bakara Suresi 2/282 uyarınca şiddetle teşvik eder.4 Ayrıca, alacaklının alacağını garanti altına almak üzere kefil talep etmesi de meşrudur.4
6.2. Rehin (Teminat) ve Hukuki Sınırları
Borçlunun, borcuna karşılık rehin vermesi (teminat göstermesi) meşrudur. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) bir Yahudiden aldığı arpaya karşılık kalkanını rehin olarak bırakması, rehin uygulamasının meşruiyetini göstermiştir.4
Ancak rehin (teminat) akitlerinde dikkat edilmesi gereken kritik bir nokta vardır: Tüketim ödüncü (karz) teminatı olarak verilen altının saklanmasından dolayı alınan ücretin, faizli bir karz ilişkisinin doğmasını engellemek amacıyla fiilî masrafları aşmaması şart koşulmuştur.9
6.3. Altın Ticareti ve Borç İlişkisinin Kullanımı (Kuyumculuk Uygulamaları)
Altın ve gümüş, ribevî mallar olduğu için bunların para ile veresiye (vadeli veya taksitli) satılması caiz değildir.8 Kuyumcular, peşin ödeme yapamayacak müşterilere satış yaparken, Riba yasağını ihlal etmemek için farklı fıkhi yollar kullanmalıdır.
Örneğin, bir kuyumcu, müşteriye altın bir bilezik vermek istediğinde, altını doğrudan vadeli satmak yerine, emanet veya borç (karz) olarak aldığı altın ile takas yapabilir. Burada önemli olan, takas edilen altının ağırlığı ile bileziğin ağırlığının eşit olması şartıdır (Riba-i Fadl’dan kaçınmak). İşçilik ücreti ise altın mübadele işleminden ayrı olarak para ile talep edilebilir.12
7. Sonuç ve Pratik Tavsiyeler
7.1. Nihai Fıkhi Hüküm
İslam dinine göre altın borcu almak ve vermek, bir karz-ı hasen akdi olarak, aslen caizdir (helaldir).5
Borcun haram hale gelmesinin tek nedeni, borç ilişkisine Riba getiren şartların eklenmesidir. Bu şartlar şunlardır:
- Borçlunun, borç verilen miktardan gramaj olarak fazla altın iade etmeyi şart koşması (Riba-i Fadl).
- Borcun vadesi karşılığında veya borç ilişkisi sebebiyle alacaklıya herhangi bir para, mal veya menfaat sağlamayı şart koşması.
7.2. Fıkha Uygun Davranış Rehberi
Altın borcu ilişkisinde faizden (riba) kaçınmak için tarafların uyması gereken temel kurallar şunlardır:
- Altın Olarak İade: Borç alınan altın, ne eksik ne fazla, tam olarak misliyle (aynı ayar ve ağırlıkta) iade edilmelidir.5
- Para (TL) ile Ödeme Durumu: Eğer taraflar, borcun Türk Lirası ile ödenmesi konusunda mutabık kalırlarsa, bu işlem sarf akdine dönüşür ve kesinlikle peşinlik şartına uyulmalıdır. Hesaplanan Türk Lirası miktarı, ödeme anında alacaklıya anında ve tamamen teslim edilmelidir. Taksitli veya vadeli TL ödemesinden, Riba-i Nesîe yasağı nedeniyle kesinlikle kaçınılmalıdır.8
- Sözleşme ve Garanti: Altın borcunun miktarı ve türü yazılı sözleşme ile belirlenmeli (Bakara 2/282) ve alacaklının alacağını garanti altına almak üzere kefil veya rehin talep etmesi meşrudur.4 Ancak teminat karşılığında alınan ücretler, fiili masrafları aşarak faize dönüşmemelidir.9
Alıntılanan çalışmalar
- Karz-ı Hasen için duyarlılık artırılmalı, erişim tarihi Ekim 12, 2025, https://www.karzihasen.org.tr/data/genel/documents/dr-mucahit-ozdemir.pdf
- Bakara Suresi 275. Ayet Tefsiri – Diyanet İşleri BaşKanlığı, erişim tarihi Ekim 12, 2025, https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/bakara-suresi/282/275-ayet-tefsiri
- MODERN EKONOMİ ve FAİZ YASAĞI – Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, erişim tarihi Ekim 12, 2025, https://www.ekrembugraekinci.com/article/?ID=1063&modern-ekonomi-ve-faiz-yasa%C4%9Fi
- Karz Akdinin Mahiyeti ve Faizli İşlemleri Önleme Fonksiyonu – DergiPark, erişim tarihi Ekim 12, 2025, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/46931
- Altının karz/borç verilmesi caiz midir? : Din İşleri Yüksek Kurulu : Dini …, erişim tarihi Ekim 12, 2025, https://kurul.diyanet.gov.tr/soru/altinin-karzborc-verilmesi-caiz-midir/0193c42d-9778-7ed7-83b9-c2f0b39742d0
- Karz – Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, erişim tarihi Ekim 12, 2025, https://www.ekrembugraekinci.com/keywordsearch/?text=%20Karz
- Altının karz/borç verilmesi caiz midir? – YouTube, erişim tarihi Ekim 12, 2025, https://www.youtube.com/watch?v=DnaPuootGuM
- VI – Enfal, erişim tarihi Ekim 12, 2025, http://www.enfal.de/ticaretilmihali/041.htm
- AAOIFI – ŞERÎ STANDART NO: 57 ALTIN VE ALTIN İŞLEMLERİYLE İLGİLİ KURALLAR, erişim tarihi Ekim 12, 2025, https://www.gold.org/download/file/18647/The-Shariah-Standard-on-Gold-Turkish.pdf
- Altın Borcu Olan Kimse Bunun Yerine Türk Lirası Verebilir mi? – Fetva Kurulu, erişim tarihi Ekim 12, 2025, https://fetvakurulu.com/fetva/146/altin-borcu-olan-kimse-bunun-yerine-turk-lirasi-verebilir-mi/
- Makale » İslam Hukukuna Göre Sarf Akdi ve Güncel Değerlendirmesi – DergiPark, erişim tarihi Ekim 12, 2025, https://dergipark.org.tr/tr/pub/karjief/issue/86570/1528312
- Sual: Altın veya gümüşün para ile veresiye ve taksitle satılmasının câiz olmadığını işittim. Kuyumcuyum. Altını peşin alamayacak olanlara satış yapmamak çok zordur. Nasıl hareket etmeliyim? Cevab: İbni Abidin ribâ bahsinde der ki – Ekrem Buğra Ekinci, erişim tarihi Ekim 12, 2025, https://www.ekrembugraekinci.com/question/?ID=947

Leave a Comment